Perşembe, Ağustos 15, 2013

Duwar


Bu aybaşında Roger Waters dedem Almanya'dan konsere gelmiş. Amcamla babam kendisine Roger Baba, Roger Baba diye seslendikleri için tahminimce uzaktan dedem oluyor.
Roger Dedem, uzun yıllar TOKİ'de duvar ustası olarak çalışıp SGK'dan emekli olmuş. Kendisine emekli ikramiyesi olarak fotoda gördüğünüz duvarı vermişler. Adam ne yapsın? Ülke ülke dolaşıp duvar dibinde konser vermeye başlamış. Geçen bir röportajını okudu Arda abim bana, 'emekli aylığı yetmedi gızım, 35 yıl önce yazdığım şarkıları, türküleri söyleyip kefen parası biriktiriyom' demiş.

Ersan ve Gökhan Amcam bu kadar da hayırsızlık olmaz Roger Baba'ya biraz da bizim katkımız olsun deyip konsere gitmişler. 

Babam biraz sinirli geldi. Noldu babacık dedim? Meğer konser İTU stadında verilmiş. Boğaziçili olarak zaten kıldım iyice uyuz oldum dedi. Gece 23.30'da konserden çıkıp 02.00'de eve gelmişlerdi. Arabayı Levent'e park etmişler çıkışta kalabalık olmasın diye. Konser bitince 40bin kişi metroya girmeye kalkınca Darüşşafaka durağına kadar geri yürümüşler. (Ah Daçka yine ne varsa sende var. Hayat yolunda önümüzü açtın, Metro'ya bile sayende bindik kapa parantez).

Roger Dede, bi daha gelirsen Tobleron filan getir şu torunlarına. Cimrilik de bir yere kadar.. Çüss.

Pazartesi, Ağustos 12, 2013

Kervan


- Anneannem yeni koltuk takımı aldı. Aslında ev filan da yeni. Ama koltuklar daha önemli. Bu fotoğraftan önce babam, Arda abime, oğlum o ayaklar ile basma yeni koltuklara deyip abime tekme atmaya kalkarken, annem babamın bacağını tuttu. Abim, o esnada yediği çimdiğin etkisini belli etmemek için sırıtırken ben hiç bir şey olmamış gibi gülümsemeye devam ettim. Annem, abine nispet yapma dercesine bacağımı kavradı. Ben de Arda gibi acı içinde sırıtmaya başladım. Babam, fotoğrafımızın çekildiğini anlayınca annemin arkasından benim saçlarımı yakaladı. Sinsice ve çaktırmadan. Mutlu bir bayramı bu güzel koltuklarda kutlamanın keyfine vardık böylece. Nice güzel bayramlara. Amin.

Kızlar dayanışması


- Bak kardeşim, öncelikle hoş geldin dünyamıza. Bu dünyada çok acayip şeyler oluyor. Mesela, Ergenekon diye bir dava var. Ben doğduğumda başlamıştı. Şimdi hala devam ediyor. Geçen gün dava sonucunu açıkladılar, ömür boyu ceza alan varmış. Ömür ne demek bilir misin, kardeşim?
- Ablacım. Hoş bulduk. Ben Nehir. Daha dakika bir gol bir. Ne oluyor? Neredeyim ben, sen kimsin? Bunları anlatmadan derinlere daldın.
- Dur dur, bir de Gezi Parkı diye bir yer varmış. Ben şahsen parkları çok severim. Tahterevalli de uzmanım hatta. Geçen gün ağaç kesmişler, insanlar da çadır kurmuş. Sen hiç çadır da kaldın mı?
- Kaldım! Oha yani. Daha dün annemin karnından çıktım. Bu ne yaaa! Alın bunu başımdan. Of başıma ağrılar girdi. Nasıl bir hayat bu be? Anneee!
- Nehircim, olmuyor ama böyle. Sen büyüyesiye kadar ben bekleyemem. Evin tek kızıyım. Kimse beni anlamıyor. Kimse beni dinlemiyor. Öhhööö!
- Tamam, tamam. Sus, rezil edeceksin beni. Ne demiştin? Gezi mi? Güzelmiş. Mevlut okutalım sonra gideriz kız kıza.