Çarşamba, Mart 13, 2013

Pınar'ın doğumgünü


- Pınarcık, kaç oldun bakiim?
- Amcacım, Yedi.
- Yemedi daha! Kurabiyeler kırılacak! Hay Allah! Bunları dağıtırken anaokulundaki çocukları sıraya dizin. Tek tek ellerine verin. Kendileri sokmasınlar sepete ellerini. Hepsine birer tane. Erkeklere pembe vermeyin! Kızlara kelebeklilerden paylaştırın.
- N'oluyo Şehnaz Yenge?
- Ben şey. Dün bütün gece bunları rüyamda gördüm. Kurabiyeler kovalıyordu! Sonra üzerindeki kelebekler uçtu filan. Aman bir karışık bişeyler. Siz dikkat edin. Kırılmasınlar.
- Pınarcım, bişey yok. Yengen yetiştireyim derken stres yaptı biraz. Senin ateşin mi var?
- Off yaa! Hep böyle oluyor amcacım. Doğum günlerinde ateşim çıkıyor.
- Bozma moralini. Bak teyzen de süper HelloKitty'li pasta yapmış sana. Akşam yeriz.
- Teşekkürler hepinize. Neden blogda toplu fotoğrafımız yok?
- Koyarız. Merak etme. Öptüm seni.

Doğumgünü mevsimi açıldı


- Haydi hayırlı olsun, mevsim açıldı!
- Babacım bunlar çayda çıra mı?
- Yok kızım! Bunlar annenin kurslara gidip öğrendiği, yapmak için saatlerini verdiği, malzemeler ve hammaddeler için benim koşuşturduğum Kurabiyeler, canım.
- Niyekine?
- Doğum günlerinizde, diş buğdaylarında, milli ve dini bayramlarda, sevgililer gününde, anneler gününde, kabotaj bayramında, yerli malı haftasında vs. yani aklına gelebilecek her türlü vukuatta annen artık kurabiye yapacak.
- Niyekine?
- Oğlum, ben bilmem annen bilir!
- Baba, benim doğum günümde PSP alır mısın?
- Annene söyle PSP kurabiyesi yapsın oğlum. Ben bittim!
- Niyekine?
- Tövbe, tövbe! Oğlum bunlara para mı dayanır? Kusura bakma. Hem oynarsın, hem sıkılınca yersin!