Salı, Şubat 26, 2013

Dörtköşe Mutluluk!


- Baba, Ardalar da kalalım mı?
- Olmaz kızım.
- Lütfeeennnn!
- Tamam canım olur.

- Baba, yarın da kalalım mı?
- Hayır Pınar, Aaa ama!

- Baba, yarın Pınarlara gidip onlarda kalalım mı?
- Ohannes!
- Efendim, babacım?
- Arda oğlum daha onlar bizdeyken bu planları nasıl yapıyorsunuz?
- Baba?
- Hay Babanı! Efendim Ece?
- Selinler de kalsak peki?
- ÇAKAL! Orası kimin evi?
- Amcamların. Ama ben Selin'i çook seviyorum, babacım. Lütfenn!
- ....
- Lütfeeeeynn!
- Böyle içli içli lütfen deyince, insanın içi burkuluyor. Tamam, ama akşam eve dönecez, yarın okul var. Arda Paşa, sen hemen derse otur bakiyim. Sonra, bol bol oyun oynarsınız.
- Ama Babaaa yaa!
- Burkmayın daha fazla beni.
- Gııı, gıı!
- Selin, sen de!

Pazartesi, Şubat 04, 2013

THARaNA & Yeni Nesil mesajlaşma


- Baba?
- Hı?
- Bana cep telefonu alır mısın? Dila'nın, Deniz'in herkesin var. Bana da alır mısın?
- Hayır.
- Neden ama?
- 7 yaşındasın daha. Nasıl mesaj çekeceksin? Hem beynine yazık. Telefonlar çocuklar için zararlı.
- Mesaj çekmek ne demek?
- Karşındakine mesaj yazmak. Bir şey istemek ya da yapmak için bilgi alışverişi.
- Hmmm!
Sonra Arda odasına gider ve elinde yazı tahtasıyla geri döner.
- Baba, annem mesaj gönderdi, ben de yazdım: Tarhana diyor, ister misin diyor?
- Anladım evladım. Şey, ne model olsun telefonun?
- Model ne demek baba?
- Podyumda yürüyen ablalar, Kanal 110 FTV. Pardon! Kafam karıştı. İphone, Samsung filan. Neyse...