Pazartesi, Ocak 28, 2013

Karne mutluluğu


- Babacım!!!
- Efendim oğlum?
- Karne aldık. Hepsi 5 pekiyi!
- Aferin aslanım. Tebrik ederim. İlk karnende hepsinin 5 olması beni çok mesut etti, gözlerim doldu. Ne güzel bir duyguymuş böyle? Meğer insanlar çocuklarını bu yüzden yarış atı yapıyor, ders çalışmaları için baskı ve zulüm uyguluyormuş. Öyle mutlu ettin ki beni yavrum?!
- Baba, nasıl yani?
- Hadi çocuğum sıcağı sıcağına otur bakiyim masana. Ders çalış. Ders! Yayma kendini! Diğer çocuklar şimdiden başlamıştır alfabenin kalan harflerine. Oku!
- Yumuşak Ge nasıl okunur baba gğğhı diye mi?
- Onu geç, önce bildiklerinden başla sonra vaktin kalırsa diğerlerini yaparsın.

- Babacıımm!
- Efendim kızım?
- Bana da anaokulunda karne verdiler. Hepsi gülen surat, ama 2 tane az gülen surat var.
- Ne diyorsun? Nasıl olur? Öğretmenin takmıştır sana benim akıllı kızım! Şehnaz ara bu öğretmeni. Nesi eksik kalmış kızın? Özel hoca tutalım mı bi sor? Off! İçim daraldı. Su getirin! SEN otur ARDA!

Salı, Ocak 15, 2013

Yeni yıl, Yeni Yaş ve kaybedilen bir diş...


Yeni yıla biraz heyecanlı ve biraz da hüzünlü girdik. Yılın ilk haftasında çok sevdiğim alt ön dişim çıktı. Birkaç gün içinde yanındaki de çıkacak. Sadece yoğurt, süt ve çorba içebileceğim söyleniyor. Bir de muz.

Zaten doğuştan diyet yapmış gibi çiroz bir bünyem var. Bunun üzerine verebileceğim bir kilo yok. Acaba takma diş mi taksam? Yenisi çıkasıya kadar kaplama filan mı yapsak? Bilemiyorum. Kendimi yaşlı ve güçsüz hissediyorum.

Bu haller annemde de çıkmaya başladı. Geçen Pazar doğum günüydü. Babam hayırlı olsun Otuz küsur yaşına basıyorsun ne güzel deyince annem bir süre donakaldı. Meğer Otuz küsur-1 zannediyormuş. (Küsuratı siz doldurun annem Otuz'dan sonrasını görmek istemiyor da bir süre) Sonra 'ben o bir yaşı hiç yaşamadım ama...' diyerek baya üzüldü. Annecim, üzülme. En azından dişlerin yerinde. Bana bak! Öhüüü!