Çarşamba, Ekim 17, 2012

Arda 7 yaşında

Canım Oğlum,
Bu mektubu okumana artık çok az zaman kaldı. Umarım birkaç ay içinde öğretmenin size okuma ve yazmayı öğretir.
(Bu sistemle devam ederlerse ortaokuldan önce zor gibi geliyo ama hadi neyse konu bu değil)

Artık 7 yaşındasın. Bazı konularda senden beklentilerimiz olacak. Sorumlulukların biraz daha artacak:

Öncelikle, okulda küfür eden, tekme tokat atan arkadaşlarından bi uzaklaş. Çete kurup kantine dalmayın. Küçükleri dövüp büyüklere arkadan çelme takmayın. Sen yapmazsın biliyorum ama arkadaş bu, aklını çelebilir.

Sonra, Ece ile aranızdaki oyuncak paylaşma sorununu artık bi çözün. Sürekli bağrışıp kavga etmeyin.

Bir de bu bloğu artık al benden. Kendi bloğunu kendin yaz. Ne bileyim, site kur, alışveriş ya da paylaşım siteleri gibi bişeyler yap. Kazandığın para ile koleje filan yazıl!

Artık 7 yaşındasın. Kocaman adamsın. Kendi doğrularını birgün bulacaksın. (Umarım geç kalmazsın)

Seni çok seviyoruz. Bunu hergün birbirimize söylüyoruz, ama unutmaman için not düşeyim istedim. Eğer çok zorlanırsan hayatta yukardaki fotoğrafa bak. Hepimiz gülüyor ve seni çok seviyoruz.

İyi ki doğdun oğlum.

Salı, Ekim 09, 2012

Çok komiksin abi bea!

- Bak şimdi sana bi fıkra anlatim mi?  Şimdi Laz bi bebek bi gün markete gitmiş...
- Ne diyosun oğlum sen ya? Nerden biliyosun Laz'ı, marketi?
- Arda abi, dur bi fıkrayı bitirim, Allah Allah.
- Ardacım sus! Toprak bişey anlatıyo..
- Kardeşim bu da babası gibi susmuyo ama çok şirin. Hep bi fıkralar hep bi hikayeler bu ne yaa? İlgi odağı oldu yumurcak.
- Kıskanma abişko!
- Ne diyon len, daha 6 aylık bebekken başladın konuşup posta koymaya! Büyünce canımıza okur bu valla.
- Ardaaa, SuS diyorum! E Toprak, sonra?
- Üfff unuttum bea. Bak 'bea' diyince aklıma geldi. Trakyalı bi tesisatçı varmış, kapıyı çalmış, 'Açın bea düştük' demiş.
- Nerden?
- Ne bileyim bea? Bu kadar hatırlıyom herşeyden, Daha 6 aylığız bea!

Pazartesi, Ekim 08, 2012

Selin 1 yaşında

- Abidin! Nasıl çizemedin o resmi? Bak şimdi anlatayım. Bir yuvarlak çiz, içine 2 yuvarlak göz, bir burun bir ağız çiz. Yanlara kulakları koy, küçük olsun. Kafasına pembe bir bant tak. Üstüne tüllü püsküllü bir elbise çiz. Bak bakim uzaktan. Ne bu?

İşte sana mutluluğun resmi.

Yandakine benzer bir fotoğraf da mı hayal edemedin Abidin?

Pazartesi, Ekim 01, 2012

Koçların saltanatına son!


 -Evvet, nerde kalmıştık Arda abicim?
-Selin'cim, şimdi bu hafta senin, sonraki hafta benim doğum günüm. Ekim ayı bizim ayımız kardeşim.
- Abicim, tamam ama Nisan ayında Ece'yle amcamın doğumgünleri var. Durum berabere.
- Olsun.
- Arda, beni de alın. Ben de Terazi olayım, geçelim onları, olur mu?
- Olmaz Pınar. Çok isterdik ama sen Balıksın. hmm. Şenay yengem sayılır mı? Ben onunla aynı gün doğmuştum.
- Olabilir. Ece mızıkmazsa ama.
- Onu bana bırakınnn!
- Selin!? Nasıl konuşuyorsun?
-Öndeki 2 dişimle ısırırım. Ben geldim, Ece'nin en küçüklük saltanatını kaptım.
- Sus kardeşim. Duymasın.
-Tammmam. kırt!
.....
- Annnneee! Selin kolumu ısırdı.
- Ece, ama o küçük kardeşin yavrum. Bilmeden yapmıştır.
- .....
- Ama bak gülüyo.