Çarşamba, Ocak 26, 2011

Boza!!!

Eskiden kışın sokaktan bozacı geçerdi, akşamları ailecek içerdik. Yanına da soba üstü kestane.
Sonra marketlerde şık ambalajlarda kilosu 6 liradan filan satılmaya başladı. O vakit uyanamamıştım. Neydi bu gizemin altındaki sır?
Alî hükümetimetimiz, son alkol açılımıyla olayı aydınlatıverdi. Boza da da alkol varmış meğer! Yadigar boza o şık ambalajlarda alkollü içki muamelesi görecekmiş.
Birden sokağa düşmüş eski bir tanıdıkla karşılaşmış gibi geldi. Selam bile vermeye utanıp kafamızı çevirdiğimiz biri gibi.
O ruh haliyle çocuklara nar ayıkladım. Sonra suyunu sıktım. Tekrar gazetemi aldım elime. 2 sayfa sonra sağlık köşesinde ' Nar, Üzüm vs. sularında da alkol bulunmaktadır...' Gazeteyi atıp mutfağa koştum. Çocuklar bu haldeydi. Aman aman!
- Babajım, nar kaldı mı? Bi öpeyim.
- Git dedim, git. Nankörlerr!. Yazıklar olsun o sokak satıcısına, şıracıya, Vefasızlara...

Bir yaz hatırası

Bu hafta İstanbul'a kar bekleniyor. Hava puslu, soğuk ve pis. Akşam 7 olmadan yatsı okunuyor. Çocuklar sürekli hasta. Ya öksürüyorlar ya ateşleri çıkıyor.

Biraz yazı hatırlayım dedim. Bilgisayarda tatil anılarına bakarken yandaki fotoyu gördüm. Sonra yazdan da bunaldım. Bayıltıcı sıcak, güneş, esen rüzgarda yüze çarpan kum taneleri...

Arkada oltalı adamın halini görünce bugüne şükür ettim. Ece ve Arda'da bir garip duruyorlar. (Allah Allah, o gün dikkatimi çekmemiş.)

Perşembe, Ocak 13, 2011

Mutlu Yıllar Anneciğim!

Canım annemiz,
Bu mektubu yazdığımız gün sen 32 yaşını bitirmiş olacaksın. Bizler ise henüz doğumgünlerinin pasta, gazoz ve oyuncaktan ibaret olduğunu sandığımız yaşlardayız. Hatta Ece daha bile küçük. Ben Ece'nin abisiyim.
- Hayır Arda, ben senin ablanım.
- Ece mektubu bozma lütfen! Nerde kalmıştık. Evet..
Canım annemiz, sana hediye almayı isterdik ama bayram paralarını bulamıyoruz. (Bu konuyu başka bir gün konuşalım. Neyse.) Sana o yüzden hediye alamadık. Yandaki resmi çizip sana vermeyi planlıyorduk. Resimde solda gözlüklü olan babam, ortadaki de babam. Ece de babamı çizmiş. En sağdaki de herhalde o. Bilemedim.
Biz güzel resim yapasıya kadar babamı çizeceğiz. Güzel resim yapınca da hep seni. Seni çok seven yavruların.
- Ben demir kızım. Yavru değilim. Gümmm. Pat.
- Eceeee. Dur lütfen.
- Annneee, Arda bana vurdu.

Salı, Ocak 04, 2011

Nihayet sessizlik

Geçen ayki öksürük faciasından sonra yeni yıla güzel başladık. Geceleri çıt yok. Resmin ortasındaki cihaz soğuk buhar üfleyici. Hala başucumuzda, ne olur ne olmaz diye. Maşallah maşallah!
Işığı kapatıp sessizce çıkalım.