Salı, Aralık 28, 2010

Öksürüğe ne iyi gelir?

Geldi kış ayları başladı öksürük krizleri. Önce Arda 15 gün öksürdü. Sonra Ece 10 gün öksürdü. Daha sonra birlikte öksürdüler ve son olarak Ece finali yaptı. Bu uyuz öksürük özellikle geceden sabaha dönerken uykunun en tatlı bölümünde başlıyor ve 2 saat aralıksız devam ediyor. Sonunda çocuk ya kusup ortalığı batırıyor ya da 'midem ağrıyo, anne!' filan diyip yüreği dağlıyor.

Gelelim öksürük illetini ne geçirir konusuna? Uzun olacak bu fasıl ama faydalı bilgi niyetine devam edelim.
1- Bal ve limon. Bal ve kavrulmuş keten tohumu. Bal ve karabiber. Bal ve zencefil tozu gibi bal katılmış bilimum reçete. Bunları çocuk öksürünce yediriyorsunuz. Bazıları göğüse, sırta filan da sürüyor. Bu konuda tek geçeceğim kaynak: http://www.anneoluncaanladim.com/forum/forum_topics.asp?FID=109&title=grip-soguk-alginligi-oksuruk
2- Antibiyotiğin envai türlüsü: Bunlar, öksürüğün cinsine göre bir haftada hastalığı geçiriyormuş. Zaten o öksürük 7 günde geçecekti. Olsun, annenin içi rahat etsin. Çocuğun ağzına ilaç dayadıkça yüreğine su serpilir annelerin. 'Ohhh, şifa olsun'. Çocuk ballı olanları içer diğer acıları tükürür ya da kusar zaten. Amann, gittiği kadarı bile fayda. Di mi?
3- Öksürük şurupları: Bunların da 40 çeşidi var. Kimi öksürütüp çocuğu kusturucu cinsinden kimisi öksürüğü kesip kafa dinleten cinsinden. İkinci türün sakıncası eğer öksürüğün altında bir bityeneği varsa ortaya çıkmasını engelliyor.Biz genelde ikisini birden verip krize sokarız. Bünye ne yapacağını şaşırır. Doktorun birine güvenmeyip diğerine giden pimpiriklerde bu vaka sık yaşanır.
4- Akşamları yarım saat sıcak banyo: Süper oluyo. Çocuk su içinde kendini balık gibi hissediyor, öksürmüyo. Buhar nefesini de açıyo. İçine okaliptus yağı filan da katınca daha bi hoş oluyo. Çıkar çıkmaz uyuyorlar. Sonra bir süre rahat ediyorsun. Banyodan sonra üşütüp öksürüğü zatüre, bronşit vs.'ye çevirme riski var.
5- Soğuk buhar üfleyen cihazlar: Odayı küf yapmak isteyenler için birebir. Ventolin filan işe yarıyormuş. Bizde yaramadı. Havaya para (gerçek anlamda).
6- Dayak: Çocuğu dövüp ağlatın. Yaş, sümük, kusmuk karışsın. Genzi boşalsın. Hem çocuk rahatlıyor hem siz. Tabi dayak yedikçe sinip köşede pis pis bakan bir çocuksa bunu yapmayın. İleride siz hasta olursanız -yatalak filan- Allah korusun, bu çözümü hatırlayabilir. Çocuk küçük ise hatırlamaz, basın gitsin.
7- Doktor: Boşa harcanan para ve zaman. Doktor beklerken diğer çocuklardan kızamık, boğmaca filan da kapabilir veletler yerlerinde durmuyor ki! Doktora gitmeyin. Ta ki ateş +40 olup gözler kayasıya kadar. Sonra apar topar gidersiniz zaten. Anneye de Atarax, passiflora filan verin, sakinleşsin.

Çarşamba, Aralık 15, 2010

Hanım kız nasıl yetişir?

Ders: 1
Konu : Ütü

-Öncelikle babanın çorabı alınır, ütü masasına koyulur. Sonra orta dereceli ütü ile bi güzel ütülenir, katlanır.
- Anneciğim, böyle mi?
- Evet kızım. Sonra babanın çorap çekmecesine kaldıracaksın.
- Tamam anneciğim. Anneciğim!!
- Efendim?
- Sonra karpuz çorbası nasıl yapılır öğretir misin?
- Tamam kızım, öğretirim. (Of, Yarabbi! Arda'nın anaokuluna gitmesi hiç iyi olmadı. Kızım evde ders olayını abarttı biraz.)

Salı, Kasım 23, 2010

Puzzle Timi

-Çocuklar ne oldu size?
- Puzzle ne demek? Yapboz kime denir?
- Arda iyi misin oğlum?
- Allloooo! Ben puzzle yapmak iste-mi-yor-um.
- Ece'cim sen iyi misin?
- Amcaaa, bu parçayı nereye koyiim? Böyle mi koyiim, şöyle mi?
- Şehnazzzz! Sen bunlara ne içirdin, canım?
-Pasiflora.
- Ne?!
- Ammann, erken uyusunlar da dizi seyrederiz, canım.

Kurbanlık Bayram

Bu sene Angus Bayramı. Yine üçbin kişi elini ayağını kesmiş.
9 günlük tatil iyi gelmedi bize. Hepimiz hastayız. Ece ve Arda geceleri öksürüyor gündüz kuduruyor. Kurup diye bi hastalık. Tam bize göre. Kudur kudur öksür.

Bayramlıkları giyip anneannemlere gittik. Ev afili olmuş. Yeni dekorasyon süper. Bakın fotoğraf bile aynalı...

İznik Gölünde gün batımı

Kasım ayının başları, hava puslu ve sisli. Serhat Dayı'ya söz verdik Bursa'ya gidecez. Başımıza gelmedik kalmadı. Nerden başlayım bilmiyorum..
Önce, evden çıkamadık. Sonra anneannemlerden. Biz bişeyler unutmuşuz, döndük.
Anneannem cebini unutmuş, yine döndük.
Eskihisar'da sis dolayısıyla vapur işlemiyormuş, bi daha döndük.
Sonra koca körfezi baştan sona döndük.
Akşam günbatımı, İznik Gölü'ne geldik. Durum yandadır. Daha ne diyiyim.  

Validebağı'nda hüzünlü bir gün

Deniz Abla'nın annesi Gülten Teyze'yi kaybettik. Allah rahmet eğlesin. Çok severdik. Gittiğimizde bize dolmalar sarar, yemekler yapardı.
Yedinci gününde, dua okunurken gürültü olmasın diye eve girmedik. Babamla Validebağ Korusu'nda dolaştık. Çok üzüntülüydük.

Çarşamba, Kasım 10, 2010

New Generation Daçkalılar

Erhan Amca'nın kızı Neva'nın 1. yaş gününde biraraya gelen 2. nesil Daçkalılar olarak bu olayı protesto ediyoruz. Biz kendi partimizi istediğimiz mekan ve zamanda yapmak istiyoruz. Büyükleri de partilerimizde görmek istemiyoruz. Madem 'kaynaşın bakiyim çocuklar' diyorsunuz, bu şartları baştan kabul edin.  Kendiniz ayda bir buluşmalara gidiyorsunuz, biz de gidecez! Dağılın bakiim şimdi.

Çarşamba, Ekim 27, 2010

Okul Hayatı

Önce aşağıdaki sınavlar ile eğitimi tamamlıyorsun:
ALS, DGS,  LES, ÖSS, ALES,  SBS, YGS, LYS
Sonra aşağıdaki dil sınavlarına giriyorsun:
GMAT, GRE, SAT, TOEFL, ÜDS,
Sonra İş bulmak için bunlara giriyorsun:
KPDS,TUS, PMYO, YDUS...

Bilmem anlatabiliyor muyum, neden her sabah anaokuluna giderken ağladığımı?

Salı, Ekim 19, 2010

Bu sene de gelmedi

- Ardacım bugün senin doğum günün.
- Hı hı.
- Neden bu kadar hüzünlüsün peki?
- .....
- Bak, tüm okul arkadaşların burada,
-....
- Öğretmenin, Anneannen, Nakşiye Teyzen, Ece...
-....
- Neden yüzünden düşen bin parça, oğlum?
- Anne, ağlamak istiyorum.
- Niçin?
- Bu senede Paris Hilton gelmedi doğum günüme. 4 yıl oldu. Ayıp olmuyor mu?
- Şey, tabi. Öğretmen Hanım, çocuk biraz fazla pasta yemiş herhalde. Ateşi var. Öksür bakiim...

Demir Aslan

.... ve Spider Man Demir Aslan'a karşı amansız bir mücadele veriyordu. Bir kanepeden diğerine atlarken Demir Aslan onu havada yakaladı.
Gözlerini kısıp örümcek hislerine kulak veren Spider Man'in yardımına can dostu, kötü gün arkadaşı Atıl Kurt yetişti.
Dalmaçyalı kostümü giyen Atıl Kurt tam Demir Aslan'a saldırıyordu ki, Demir Aslan onu da yakaladı. Biranda tüm umutlar tükenmişti....

Pastadan kalanlar

Bu Cumartesi Ardacığımın doğum günüydü. Tüm pastaları ben yedim. Kalanları elime yüzüme bulaştırdım. Biraz koltuklar battı. Halı da battı. Olsun! Atılmasın.

Çarşamba, Ekim 06, 2010

Sizi çok özledik

Tatilden sonra babama bi haller oldu. Ören, Burhaniye civarlarıda kaldı aklı. Blogu unuttu. Son 2 ayda neler oldu? Özetleyelim:
1- Arda anaokuluna başladı. Annam, annam diyip ağlıyor her sabah. Okula gitmek istemiyormuş. Puzzle yapmak istemiyormuş. Peynir yemek istemiyormuş. Aslında annesinden ayrılmak istemiyor. Benden duymuş olmayın. (Ece)
2- Ece her akşam yatmayacağım diye ağlıyor. Benim 9'da uykum geliyor. Tam uyuyacam, Ece başlıyor ağlamaya. Babacığğğııım babaaa, diye ağlıyor. Sabah okula gideceğim için erken uyuyamıyorum. Aslında
salona gidip televizyon seyretmek istiyor. Benden duymuş olmayın. Arda)

Pazartesi, Ağustos 02, 2010

Hatıra pozu

Geçen yıl 18-25 Şaban 1430 tarihleri arasında yapmışız tatili. Bi daha ne zaman yaparız diye de not düşmüşüz bloga.
Biraz ayıp oldu. Bir sene geçmeden yine bir kumsalda poz verdik ailecene.

Bu sefer tarih 13-20 Şaban 1431.

Çocuklar 1 yaş büyümüş, ben 1 yaş yaşlanmışım, Şehnaz 1429.

Sahilin afilisi

Duruşuma kızlar,

Bakışıma herkes hasta
.
      
(Susurluk'tan geçerken arkasında yarım saat beklediğimiz kamyondan)

Bu tatil neler yaptık?

Çook çalıştık.


İnşaatta temel kazdık.









Kuleler dikdik.



















Su taşıdık denizden.



















Bir paket cipse bir bardak çayı katık ettik.


















Tombalacılık bile yaptık.





Bu tatil çok çalıştık.
Ama yılmadık.

Önemli olan büyüklerimizin tatil yapmasıydı. Herşey büyüklerimiz için.
Onlar olmasa ne olur diil mi? Sevinç kaynağımız. Şöyle kocaman kocaman ortalıkta dolaşmaları yok mu? Ne kadar şeker ve sevimliler...

NE DİYOSUNUZ!

Bir kardeş daha mı gelecek??
Pınar'ın kardeşi mi olacak?
Ay inanmıyorum! Ay bi su getirin.
Yok, limonlu soda getirin. Bi fena oldum. Yanına rokko da olsun. Bi de dondurma alıyım. Ayyy.

Şimdi ben 3'üne de birden abilik mi yapacam?
Ay, cips ve çekirdek de olsun.

Perşembe, Temmuz 08, 2010

Mission Impossible

Kod Adı: Cadı
Yaşı: 2
Boyu: 1 metreden kısa
En son görüldüğü yer: Havuz kenarları, oyun parkları
Özellikleri: Saklanma ustası. Her türlü kesici aleti ustalıkla kullanır (Makas ile gazete bile kesebilir). Sinirlenince tırnaklarını ve dişleriyle rakibine saldırır. Acıması yoktur ve derin izler bırakabilir.






Kod adı: Büyüyünce kaplan olacam.
Yaşı: 4,5
Boyu: 1 metreden biraz büyük
En son görüldüğü yer: Cadıyı kovalarken
Özellikleri: Kurnaz ve zeki. Çaktırmadan bir anda rakibine zarar verir. Sonra hiçbirşey olmamış gibi sakin sakin oturur.


Yukardaki ikilinin görüldüğü yerlerde dikkatli olunması için bu son uyarıdır. Değişik maske ve gizlenme araçlarına kanmayınız.Halkımızın bilgisine.

Cuma, Temmuz 02, 2010

Saklambaç

- Babaaaaaa!!! Bulsana bizi!
- Kızım nerdesin?
- Burdayımmm.
- Oğlum nerdesin?
- Burdayımmmm baba.
- Allah Allah. Şehnaz, çocuklar nerde ya?
- Sesleri var kendileri yok.
- Ceeeeee!
- Ne işiniz var bakiim sizin sandıkta?
- Babaaa, bulsana bizi?
- Şimdi nereye gitti yine bunlar? Ecee, Arda? 

Salı, Haziran 01, 2010

Hız tutkunu

18 inç tekerler,
plastik jant,
taşıyıcı sepet,
arka koruyucu yastık,
yandan denge sağlayıcı tekerler,
üstün manevra kabiliyeti,
elden kumanda ön fren,
Yepisyeni.
Garaj aracı bile değil. Evde kullanılmış.
Sahibinden 20 Bakugan karşılığı takas düşünülebilir.
Pazarlık payı vardır. 100 Rokko'da olabilir.

Pilavdan dönenin...

Mayıs'ın 3. pazarı Daçka pilav günü. (Bazen karıştırıp 1 hafta önce gittiğimiz de olduydu.)

Menü: Pilav, Kuru, Üzüm hoşafı.
Extra menü: Beleş kornet dondurma.

Herkes gidesiye kadar babam bekledi. Dondurma diye yırrttık ama nafile. Sonra üstün sezi yeteneğini kullandığını anladık. Herkes gidince abiler ellerinde kalan dondurmaları beleşe dağıtmaya başladı. Babam uçtu. Bi baktık elinde 4 dondurma ile gelmiş. Hüplettik. Yusuf amca çok kızdı. Kızına para verip 2 tane magnum almıştı. Beleşi duyunca abileri kovaladı. Parasını geri vermediler..)

Perşembe, Nisan 29, 2010

Senelik hatıra pozumuz

Sevgili Dayıcım,
Her sene mütemadiyen lale zamanı bahçede aynı pozu vermekten sıkıldık. Devir uzay devri. Akranlarım mekik önünde, CERN'de Atlas atom hızlandırıcısı önünde poz verirken bize lale düşmesi çok manidar.
Ece bile memnun değil. O bile!
Ben gülmek için kendimi ne kadar zorlamışım. Bir Bak! Seneye photoshop mu kullanırsın bilemem? Ama ben yokum. Ya da ne bileyim, bari bonzai olsun, krizantem'e de razıyım. Lale asla...!

2012-13 Sonbahar Kreasyonu

3 yıl sonraki havaların daha da soğuyup kışların soğuk ve yağışlı geçeceği yönündeki tahminlere dayanarak, açık renk montlar ve içine giyilecek hırka vs. renkli tasarımlar yaptık.
Çocuk mankene 2 beden büyük aldık. O zamana kadar ancak olur üstüne. Soldaki manken Beyza abla. Firmamızın henüz tanıtım bütçesi olmadığından kendi cebimizden yiyoruz. Mankenlerimiz karın tokluğuna iş yapıyorlar.
Abimi de tarlada çalıştırmışlardı. (Bknz. aşağı)

Salı, Nisan 27, 2010

Çocuk işçi çalıştıranlara duyurudur!

Bu hafta sonu Yüksel Eşinte'lerin yazlığa gittik. 1 saatlik yoldan gelmişiz, elimize kazma kürekleri verdi. Arka tarafı tarla yapmış. Girdik tarlaya, çalış babam çalış. Dedem sağolsun acıdı halimize.
Yediğimiz 2 lokma mangalda pişmiş tavuk kanadı. Bilemiyom eşinte, mahsüle de çağırırsın herhalde.

Pazartesi, Nisan 26, 2010

Ustura Kemal!



Bu bıçkın delikanlı da kim be?
Ben ki Ustura Kemal, korktum bu bakışlardan.
Eyyy BJK ve GS'liler...
 

Bahar geldi hoş geldi!

Dedem bahçeyi lale ile donatmış,
Belediye'den daha çok lale var. Rengarenk.
Bir de güneş gelmiş bahçeye. Sonra biz geldik.
D vitamini aldık diyor annem.
İçim kıpır kıpır, bütün gün bahçede yaramazlık yapmak istiyorum.

Önümüze gelene üç tekme!

-Şehnaz Anneeee! Senin adın ne?
-----------
- Babaaa! Amcamlar kaçta oturuyo?
-19
- On mu dokuz?
-----------
- Minimic değil minicik.
- Ne?
- Minimic dedim sana...
-------------
-Annee! Mavi ne demek?
- Blue
- Blu mu? Koyu mavi ne demek?
- Dark blue
- Dark mı blue? Peki açık mavi?
- Light Blu.
- Light Blue.. hmmm. Anneee! Açık Yeşil ne demek?
- ....! (Bütün gün her renk için devam eder)

Perşembe, Nisan 22, 2010

Tarihte bu ay

1- Nisan ayı doğanların doğduğu, ölenlerin öldüğü bir aymış. Serhat Dayı, Babam, Ece, Bilgen ve diğer akrabalarımın %27'si Nisan doğumlu.
2- Dedem, Babamın halası ve Büyükannemin eniştesi bildiğim kadarıyla yine Nisan'da vefat etmiş.
3- Çocuk bayramı da yine Nisan ayında. Aşağıda kutlama etkinliklerini göreceksiniz.
4- Nisan'da Titanik batmış.
5- 1 Nisan'da şaka yapılır. Babam anneme yaptı. Çok güldük.
6- La Fontaine doğmuş. Güzel adamdı. Fabl'larına bayılırım.

Baba beni okula götür!

Babacım,
Ben de okula gitmek istiyorum,
Ben de 23 Nisan'da sahneye çıkmak istiyorum,
Ben de sahnede bale yapmak istiyorum,
Ben de bale yaparken Sting çalsın istiyorum,
Ben de ses sistemi bangır bangır olsun istiyorum,
Ben de aynı gün FB- BJK derbisi olsun istiyorum,
Ben de 1-0 FB kazansın istiyorum,
Ammmaaa,
O akşam yemek yemek is-te-mi-yor-um.

Rahmetli Micheal Jackson anısına


We are The World,
We are The children,
We are the ones who make a brigther day,
So let's start giving
There's a choice we're making
We're saving our own lives
It's true we'll make a better day
Just you and me

M. J.

Üsküdara gideriken






Saygıdeğer hanımefendiler ve beyefendiler,
Zat'ı alinizin de malümü olduğu üzere, sahnede arz'ı endam ederken göstermiş olduğunuz temaşa ve hüsnüniyetiniz için müteşekkirim.

23 Nisan'da, Ata'mın bize armağan etmiş olduğu bu bayramda, 'fes'in işi ne be yahu!' diyen münasebetsizleri de kınıyorum. Hadi çüs!

Salı, Nisan 13, 2010

Pasaportum için vesikalık

Pasaport harçları artacakmış.

Babacım şimdiden bana bir 10 yıllık pasaport çıkartın lütfen. Yurtdışına sizinle tatile giderken sorun çıkmasın.
Anlatabiliyor muyum?
Beni de alın demek istemiyorum, siz anlayın artık. Yandaki pozumu da pasaport fotosu yaparsak tüm ülkelere vizesiz giriş yaparım artık. Oleeey!

Pazartesi, Mart 15, 2010

Biip

Babacım.
Uyarıyorum.
Dayanamıyorum.
Kurufasulye yemişim.
İçim bi buruluyor, bildiğin gibi değil.
Anam, anam anaaaammm.

Kurufasulye

Booooommmm! Babaaa. Noldu? Rengin soldu. 


İzmir yolcuları kalmasın

- Üffffff. Saat 17.30 oldu. Tam 6 saat oldu.
İzmir'e gidişinizden beri sadece 6 saat geçmiş.
Çarşamba akşam 6'ya tam 48 saat var. Geçer mi?
Ben sizi çoook özledim.

Babanız ve eşiniz.

Doğumgünlerini kınıyorum!!!!

- Sayın büyüklerim. Bu tür doğumgünleri şiddetle kınıyorum bileseniz.
- Neden ama Arda?
- Şimdi şöyle anlatayım: Birimizin doğumgünü hepimizin doğumgünü olmalı. 3 silahşör gibi anlayacağınız. Sadece Pınar'a hediye almak olmuyor. Ben şimdi bu elimdeki süzgeç ve çaydanlığı ne yapayım?
- Alma Arda'cım. Takımı bozma şimdi.
- E tamam ama nereye kadar?

Kardeşim Benim, gel bi öpeyim!

- Doğum günün kutlu olsun Pınar'cım.
- Teşekkür ederim, hayatım. Bana ne hediye   aldın?
- Tencere, tava takımı.
- Ay sağol valla. Benimkiler eskimişti.   Üzerindeki teflonu kalkmıştı. İyi oldu.
- Bişey değil canım. 
- Gel bi öpeyim.
- Tamam ama çok sıkma.
- Sıkmam.
- Offf acıdı belim.

Çarşamba, Mart 10, 2010

O benim abim!

- Arda benim abim!
- Evet Ececim, ama benim de kuzenim.
- Olmaz!
- Şimdi bak. Senin annenin babasının kız kardeşinin oğlunun kızıyım ben. Sen de benim babamın amcasının torunu oluyorsun. Böylece kuzen oluyoruz. Kameraya bak. Poz ver.
- Bi dakkika anlamadım!
- Ececim, onun adı Eslem. Bunu bil yeter.
- Tamam, öyle olsun.

Dersimiz: Hayat Bilgisi ve Matematik

Bakın şimdi çocuklar,
Arda otur yerine. Kayra sessiz olun, lütfen.
x= 2y(3z+4,5r) ise, r nedir?
-Arda: r = rokko
-Kayra: r = yee
-Pınar: r = reçel,

Bilemediniz, oturun hepinize 0.
-Arda: r = sıfır mı?

Üfff, neyse! Ben size bir natürmort resim yapayım bari.
 

Çarşamba, Şubat 17, 2010

Yayın arızası

Fotoğraf makinesi yine kayıp. Bulasıya kadar antik kuntik şeyler koyacağız.
Gelişmeleri anlatayım:
1- Arda ve Ece artık gece kendileri yalnız uyuyabiliyorlar.
2- Pınar'ın saçlarını babası kesmiş. Kuzum bir garip olmuş.
  







(Ersen'in bıyıksız ve gözlüksüz hali; önler daha bile kısa)
3- Sevgililer gününü Gökhan Amca serum kokteyli ile kutladı.
4- Bu haftasonu çocuklar birbirini daha az tırmaladı. Yüzlerinde pek iz yok. Daha çok mide ve pankreasa çalışmış olabilirler.

Salı, Ocak 26, 2010

Çarşamba, Ocak 06, 2010

Mutlu seneler!


Sevgili büyüklerim,
Yeni yılın hepinize esenlik, mutluluk ve sağlık getirmesini temenni eder; kazancınızın bol, bereketli ve ömrünüzün uzun ve güzel olmasını dilerim.

Sevgili Ece,
Bak! Kardeşim diyorum, küçüksün diyorum ama 2010 yılında çekemem valla. Tırmıklaşmayalım lütfen. Bizim zamanımızda büyüklere saygı vardı (bknz. üst paragraf). Sende artık dikkat et, tamam mı?